Baklan İlçesi web Sayfası

Değişen sayfa

SAYFA İÇERİĞİ
Denizli Tarım İl Müdürüne Teşekkür
Sitemiz Hakkında Önemli Duyuru
Ağaçlandırma Kampanyası


     HADİM KÖYÜ KİTABI YAYINLANDI
İki buçuk üç yıldır üzerin de çalıştığım “Tarih içinde Hadim Köyü” adlı kitabım nihayet (08.10.2012) itibariyle baskıdan çıktı

Eskiden herhangi bir şey olduğu zaman büyüklere sorardık. Ancak şimdi neredeyse eskileri bilen büyüklerde kalmadı sayılır. Keşke bu kitabı yazmak on ilâ on beş yıl önce aklıma gelseydi ki hâlâ yaşayan canlı tarihlerden daha fazla bilgi alabilseydik.

Eskiden biz ilkokula giderken öğretmenler bize ödev verirlerdi mesela buraya neden Hadim denmiş? Veya burası nasıl kurulmuş? Bunları büyüklerinize sorun öğrenin ve yazıya dökün diye.
Yalan yanlış bizler gider sorar bir şeyler yazar getirirdik ki şimdi bu araştırmalardan sonra bize verilen bilgilerin çok yanlış olduğunun farkına vardım. Öte yandan şimdi öyle sorulacak kimsede kalmadı.
Öyle düşünüyorum ve umuyorum ki; işte bu kitap bütün bu sorulara cevap verecek nitelikte oldu sadece köyümüzün tarihçesi değil, örf ve adetlerimiz hakkında da gençlerimize, geçmişleri hakkında bir nebzede olsa ışık tutacaktır diye düşünüyorum.
İnanılır, güvenilir ve mantığa aykırı olmayan her şeyi kaleme aldım, yazıya döktüm.     Temennim odur ki bu kitap geçmişimizi geleceğe yansıtsın.
Başbakanlık Osmanlı arşivine müracaat ederek, köyümüzün geçmişi hakkında bilgiler aldım. Bana gönderdikleri dokümanları, belgeleri bu kitabin içerisine koydum.
Ayrıca köyümüzün ismi hakkında: Pamukkale üniversitesinden bilgiler alarak yazıya döktüm. Bu bilgiler Köyümüzün adı değişikliği zamanında Denizli ili Özel idaresinin Pamukkale Üniversitesine yaptırdığı bir araştırma sonucu elime geçti hemen oradan kopyasını aldım ve kitaba koydum.
Her hangi bir veri bir kaynağa dayanmıyorsa, ancak kuvvetli düşünceler oluşturduğunda, bunu ayrıca “kesin olmamakla birlikte gibi, kelimelerle ”diye şöyle veya böyle olma ihtimali var diye zanların, söylentilerin altını çizdim.
Tarih içinde hadim Köyü derken, köyün sadece tarihçesini değil, bunu yanı sıra her hususta örf adet ve geleneklerimizi yazmaya çalıştım.
Bazen duyduğum hikâyeleri, bazen köyde eskiden olmuş ve herkesin zamanında falanca şöyle demiş gibi yaygın olan hikâyeleri yazıya döktüm.
Kitabın bazı yerlerinde romansı bir biçimde Köyümüzde yaşadıklarımı anlattım bu yazıların hepsinde geçmişi aydınlatan bu günün gençlerinin kendilerine pay çıkarabileceği faydalı veriler bulunduğuna inanıyorum.
Tarih içinde Hadim köyü kitabını bir yemek gibi düşünecek olursak tam manasıyla güzel bir türlü yemeği oldu diye düşünüp, Köyümüze hayırlı olsun diyorum.

          Not: Sevgili Köylülerim Bu kitabı posta ile malesef gönderemiyorum
          Kitabın Fiyatı 10 Lira
          posta ücreti 7 Lira
        Ödediğiniz 10 Liranın da 2 lirası posta ücreti olrak kesiliyor. hal böyle iken bu kitaba sahip olmak isteyenler benden elden almaları gerekmektedir. Bilgilerinize sunarım.
          Bana ulaşmak için 0535 254 64 31 nolu telefonu arayabilirsiniz.



KÖYÜMÜZDEN KISA KISA
Sevgili site okuyucuları epey bir müddettir köyümüzde kayda değer bir olay olmamıştır. Her yerde olduğu gibi köyümüz halkı da çiftçilikle uğraşmaya devam ediyor, ayçiçekleri kaldırıldı ve satıldı elimize azda olsa biraz nakit para geçti. Bunu fırsat bilen bazı köylülerimizden Süleyman Sarı Çiçek, Feray İnan ve Muhammet Bağcı kendilerine birer araba aldılar. Kömürcülerden İbrahim Güldaş’da   21.10.2012 tarihinde oğlu Volkan Güldaş’ı evlendirdi.

 

Şu anda köyümüzde epeydir yağmur yağmadığından dolayı tarlalar ekim için nadas edilemiyor herkes beklemede ancak pancarlar tüm hızıyla sökülmeye ve pancar ofisine veya uşak merkeze gönderilmeye devam ediyor.
Evvelki ay yapılan seçimle İsabey’li Mehmet Öztürk başkanlığında olan Baklan Sol Sahil Pompaj Sulama Birliği’nde seçim yapılarak on beş yıldır süregelen Mehmet Öztürk imparatorluğu yıkıldı ve yerine Baklandan, baklan eski belediye başkanı Ayhan Demirdöğer Baklan Sol Sahil Sulama Pompaj Sulama Birliği başkanı oldu ve göreve başladı. Yeni başkan; hani yeni süpürge iyi süpürür derler ya onun misali merkezi binalarına biraz çeki düzen verdi, kendilerinin de kullandığı okul yoluna kum döktürerek yolu düzeltti. Eski başkanlık zamanında kapatılmış olan koyunların dağa gitmesini sağlayan yolu yeniden açtı ve mesai günlerinde her gün sabahleyin gelip akşamları evine gitmeye başladı.
Şimdi benim için önemli bir yere sahip olan bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum; bildiğim kadarıyla eskiden İzmir’de çocuk hâkimliği yapan sizinde belki ozanlar sayfasından söylediği şarkılarını dinlemiş olabileceğiniz köyümüzden yetişmiş değerli kardeşimiz Gürler Dursun Yargıtay üyesi olarak yeni görevine seçildi. Buradan özellikle köylülerinin kendisi ile gurur duyduklarını ve kendisine yeni görevinde başarılar dilediklerini, dilediğimi bildiririm.
Sayın site ziyaretçileri köyümüzde şimdilik başka kayda değer bir gelişme, olay yoktur her nerede her ne işi yapıyorsanız hepinize en içten duygularımla başarılar diler ve her şeyin gönlünüze göre gelişmesini dilerim.
Ayçiçeği hasadı başladı
Bu sene başka olur diye umut ederken, hani derler ya çiftçinin gelecek senesi bitmezmiş diye. Çiftçi yine inşallah gelecek sene biraz daha iyi olur diye umut etmeğe şimdiden başladı bile.
Baklan ovasında 100 000 dekarın üzerinde tarla ayçiçeği için ayrılmış durumda, çiftçi varını yoğunu ayçiçeği tarımına harcadı. Bazı tarlalar birkaç yıldır üst üste ekildiğinden dolayı, aşırı gübreleme ve sulama, maliyeti artırıyor.
Şöyle bir internette dolaştım, hele Denizli tarım il müdürlüğü yetkilisinin birisiyle yapılmış bir röportajı okuyunca dona kaldım. Başlık aynen şöyle atılmış “Ayçiçeği üreticisinin yüzü güldü” içeriğinde de şu satırları okudum “ekim alanları yüzde yüz arttı diye”, moralim bozulduğundan gerisini okumadım.
Evet, ayçiçeği ekilen tarla miktarı arttı, ama neden? Kesinlikle çiftçi ayçiçeğinden para kazandığından dolayı değil. Bizim ovamızda sebze olmuyor, Pamuk olmuyor veya meyve ağaçları olmuyor. Mesela ben 12 dekar elmalık yaptım 10 yıl gözüne baktım, oradan mahsul almadığım gibi 25 000 lirada masraf ettikten sonra bir kilo bile elma satmadan ağaçları köklemek zorunda kaldım. Sadece bir yıl elma oldu toptancı bana aynen şunları söyledi: sen bu elmaları toplattır kasalattır ben kilosunu 25 kuruştan aylım diye teklif etti. Ben bir hesap yaptım onun verdiği para toplatma ve kasalatma ya yani bunun için gerekli olan işçi parasını ancak ödüyordu.
Mesela afyon ekiminde semt gözetimi yapılıyor, kardeşim zaten buralarda küçük çiftçi yaşıyor herhalde herkesin her semt de tarlası yoktur. Sonra sana ne? Ben afyonu yetiştirir sana veririm hangi semt de yetiştireceğimin kâhyası mısın? Ben şahsen merak ediyorum Baklan ovasında kaç tane çiftçi ola ki öyle 1000-1500 dekar tarlası olsun. Buralarda ortalama 50 ila 500 dekar arasında değişen tarla sahipleri var.
Şimdi yeniden gelelim Ayçiçeğine; kardeşlerim, sayın çiftçi kardeşim seni ne Mehti Eker düşünür ne de bir başkası. Bu işin gelecek yılı da yok, bu yıl ne ise gelecek yıl da aynısı olacak hatta belki daha kötü.
10 liraya ayçiçeği tohumunu 30 liraya arpa tohumunu alacaksın. Ayçiçeğini 2-2,5 liraya satacaksın otuz liraya tohumunu aldığın arpayı da 15 liraya satacaksın. Bu yıl aldığın gübre fiyatının üzerine %10 daha koyacaklar mazotun üzerine de %10 koyacaklar sen elin mahkûm bunları alacaksın.
Piyasa böyle denizli ve çevresinde ayçiçeği piyasası birkaç simsarın eline verilmiş, onlar da birbirleriyle anlaşarak istediği fiyata çekirdekleri alıyorlar.
Hükümet ve yetkililer her şeye çare buluyorlar inşallah bir gün bizleri bu eko çetelerinin elinden de kurtarır ümidiyle yaşamaya devam etmek zorundayız.
Bizden 2,5 liraya aldıkları 85’lik veya 90’lık malları biz bir daha görmüyoruz, herhalde ihraç ediyorlardır. Yine bizden bir liraya veya bir buçuk liraya aldıkları elek altı çekirdekleri aynı bizim köydeki bakkallara veriyorlar, bizde 40 gram olarak paketlenmiş çekirdekleri 50 kuruşa satın alıyoruz. Yani kilosu 12,5 liraya geliyor.
Şimdi insan kendisine bazı soruları sormadan edemiyor. Yani uzun lafın kısası bu soygunu Türkiye Cumhuriyetinde kimse görmüyor mu? Hani ben bu yazıları yazmakla bunları birileri okuyup da daha sonra bir şeyler olacağına inanmıyorum. Ancak böyle yazdığım zaman içimde bir ferahlama oluyor sizlere içimi döküyorum işte. Sayın çiftçi kardeşim sana tek diyebileceğim şu; Allah işlerinizi rast getirsin ve yardımcınız olsun.


BİÇERDÖVERLER GELDİ
Bu senede biçerdöverler geldi, ancak bu yıla gelene kadar Köyümüzde hiç bu kadar az arpa ve buğday ekimi olmamıştı.
Köyümüzün arazisine bakıldığında her taraf ayçiçeği, Pancar ve darı ile kaplı, arazinin belki sadece beşte biri Arpa ve buğday ekili idi.
Biçerdöverler geleli bir buçuk hafta olmasına rağmen neredeyse biçerdöverlerin sadece birkaç günlük işi kaldı. Biçme fiyatı dekar başına 13 ¨ dir.
 
DENİZLİ TARIM İL MÜDÜRÜNE TEŞEKKÜR
Bundan bir süre önce Ataköy’de ağaçlandırma kampanyası adı altında bir yazı yazmıştım önce bunun için köyün yöneticisi olan Ataköy Muhtarında yankı bulduğu için çok sevinçliyim. Ataköy Muhtarı Şenel Tekin Köyümüzde bundan birkaç yıl önce yanmış olan eski Mezarlığın ve tahminen yanındaki on dekar kadar boş arazisi ile birlikte ağaçlandırma yapılması kararı almış önce buradan Şenel Tekin ve ekibini bu kararından dolayı kutlarım.
Bu gün Şenel Tekinden öğrendiğime göre, Şenel Tekin komşu köyümüzden olan Tarım İl Müdürü Yusuf Gülsever’e ağaç dikmek gibi bir projesi olduğunu, ancak ağaçların birkaç yıllık ve tüplü olması gerektiğini böyle tüplü fidanlarında orman dairesinde olmayacağını varsa bile bizim köy gibi yerlere düşmeyeceği kaygısını anlatır. Sayın Yusuf Gülsever ise eğer tüplü fidan varsa alırız, sen dur ben senin yerine bir konuşayım der. Bu gün (19.02.2010) tarihinde Muhtar, Sayın Yusuf Gülsever’den orman Müdürlüğün de Bizim Köy için yeterli miktarda tüplü fidan bulunduğu haberini alır. Bundan dolayı bugün Muhtar, çocuklar gibi sevinçli idi. Bana abi siten aracılığı ile Sayın Yusuf Gülsever’e teşekkür etmek istiyorum dedi.  Bende Sayın Muhtarın Teşekkürlerini ayrıca Ataköy adına Sayın Yusuf Gülsever’e Saygılarımı sunar, sadece bizim köye verdiği fidanlardan dolayı değil, her zaman tüm baklan ovasına elinden geldiği kadar verdiği güzel hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi sunarım.
Hayrettin Aslan


   SİTEMİZ HAKKINDA ÖNEMLİ DUYURU
Sevgili site ziyaretçileri, Sevgili köylülerim Köyümüzün sitesinde ister işiniz olsun ister olmasın internete girdiğinizde sitemizi en az bir kere tıklayın.
Dünyada sitelerin internette yayınlanıp yayınlanmayacağını sadece Google belirliyor. Şu an sitemiz Google tarafından indekslenmiş durumdadır. İşte bundan dolayı köyün sitesinde ismi geçenler sadece kendi ismini yazıp yanına Ataköy baklan kelimelerini eklediklerinde sitemize site adresi kullanılmaksızın erişilebilir durumdadır bunun böyle devam edebilmesi size bağlıdır. Sitelerin İnternette indeksli olarak kalabilmesi için sitelerin günlük belirli sayılarda ziyaretçiler tarafından ziyaret edilmesi gerekir. Onun için eğer Sizde köyümüzün bir Sitesi olsun ve Dünya'da Köyümüzü temsil etsin diyorsanız, lütfen Sizi sitemizi sürekli ziyaret etmeye davet ediyorum. Böylece köyümüzün sitesini yaşatmış olacağız. Sitemizi sık sık ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederim. Unutmayın bu site Sizin siteniz.

BAŞA DÖN
AĞAÇLANDIRMA KAMPANYASI
Dünyada küresel ısınma nedeni ile iklim değişikliği oluyor. Özellikle küresel ısınma ve dünyada ki iklim değişiklikleri hakkında birçok yazı okudum bu yazılardan çıkardığın sonuçta evet dünya gün geçtikçe biraz daha ısınıyor ama biz bu ilkim değişiklerinin etkisini 10-15 yıl sonra göreceğimize inanıyorum.
Şimdi gelelim bizim köyümüze, köyümüzde iklim değişikliği olacak değil oldu. Ve ben bu olan iklim değişikliğini şöyle yorumlamak istiyorum. 1997 senesinde köyümüze su geldi bu yıllarda kurt taşından köye doğru çekilmiş elinde fotoğrafı olan birisi varsa yani 1997 senesinden önce lütfen bana göndersin. Ama ben çok iyi hatırlıyorum bizim köye taşlı bağlardan bakıldığı zaman aşağı yukarı her tarlanın içerisinde 4-5 tane deli armut ağacı vardı eğer şimdi aynı ovaya tekrar bakacak olursanız arazinin çırılçıplak olduğunu göreceksiniz çünkü arazi toplulaştırmasından sonra tarla sahipleri tarlalarının yer değiştirmesinden ötürü tarlalarındaki ağaçlarını kestiler.
Sonuç bizim köyün arazisine yağmur yağmaz oldu, herkesin çocukluğundan beri öğrendiği bir şey vardır ağaç yağmur çeker diye. Sevgili köylülerim sizin de bildiğiniz gibi yağmur ya haşattan Çivril’e doğru yada Baklan’dan  Ak dağa doğru bizim köyü es geçerek yağıp geçiyor bana göre de bizim köyü es geçmesinin nedeni, bizim tarlalarımızda ki ağaçlarımızı kesmemizden dolayı olmuştur.
Çağrı: Gelin 2010 yılını köyümüzü ağaçlandırma yılı olarak ilan edelim her kes her tarlasına en azından dört tane çabuk büyüyen ağaç diksin. Bunun bizlere belki faydası az olabilir ama gelecek nesiller için ovamızı çölleşmekten kurtarmış oluruz ve neslimize hala çiftçilikten geçine bilmesi için zemin hazırlamış oluruz hatta bundan on sene sonra ovamızı yağmurun yavaş, yavaş es geçmemeye başladığını görebiliriz.
Lütfen bu yazdıklarımın kafanızda muhakemesini edin ve çağrımı yineliyorum Gelin 2010 yılını ovamızı ağaçlandırma yılı ilan edelim saygılarımla.

BAŞA DÖN
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

atakoybaklan.tr.gg
ÇOK OKUNANLAR
Kaybettiklerimiz   Kanaat Önderleri
Geleneklerimiz Hüsamettin dede türbesi
Baklan Esnafları Öğretmenlarimiz