Baklan İlçesi web sayfası - Hüsamettin Dede Türbesi
   
  Baklan İlçesi Ana Sayfa
  Baklan İlçesi Tarihi
  BAKLAN KAZASI ESNAFLARI
  BAKLAN MERKEZ
  Baklan İlçesi Coğrafi Konumu
  Baklan 2014 Seçim Sonuçları
  BAKLAN BELEDİYESİ
  BAKLAN HARİTASI
  Hüsamettin Dede Türbesi
  Resimler
  Baklan Şiirleri
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  Baklanda Gezi
  HUZUR EVİ
  BOĞAZİÇİ MAHALLESİ
  Boğaziçi tarihçesi
  HADİM MAHALLESİ alt sayfalar için tıklayın
  Boğaziçi Mahallesi Muhtarlığı
  Boğaziçi'nde Asar Çam
  BOĞAZİÇİ Resimlerİ
  YÖREMİZDE YUFKA YAPIMI
  SERBEST KÖŞE...
  HARMAN KALDIRMA
  YEMEKLERİMİZ
  FİKİRLER
  HİKAYELER
  SİİRLER
  FIKRALAR
  ZEKA OYUNLARI
  EFSANELER
  İletişim
  Ziyaret
  Top liste
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  Projeler Yusuf Gülsever
  Hayrettin Aslan Kimdir
  DAĞAL MAHALLESİ
  Resimler2
  Dağal okulu Tarihi
  Dağal Mahallesi Muhtarı
  ÇATALOBA MAHALLESİ
  Çataloba tarihçesi
  Çataloba resimleri
  Çataloba mahallesi Muhtarı
  Resimler4
  BEYELLİ MAHALLESİ
  Beyelli Mahallesi Muhtarı
  KONAK MAHALLESİ
  Konak Mh: Esnafları
  Konak Mh. Resimleri
  Konak Mahallesi Muhtarı
  KAVAKLAR MAHALLESİ
  Kavaklar Resimleri
  Kavaklar Mahallesi Muhtarı
  Kavaklar mahallesinden Kısa kısa
  İCİKLİ MAHALLESİ
  İcikli Mahallesi Muhtarlığı
  İcikli Resimleri
  ŞENYAYLA MAHALLESİ
  Şenyayla Mahallesi Muhtarı

BAKLAN TÜRBESİ

İlimiz Baklan İlçesinde bulunan Hüsamettin dede türbesinin inceleme ve araştırılması sonunda toplanan bilgiler şunlardır.

Bulunduğu yer: Hüsamettin dede türbesi Denizli’ye 60 km uzaklıktaki Baklan kasabanın mezarlığındadır.

Tarihi: Yapıda tarihi belirtecek herhangi bir yazı yoktur. Yalnız Denizli Tarihi ile ilgili kaynaklarda ve halk arasında yer etmiş olan “Hüsamettin dede” isimi doğru ise bu türbe 13. Yüzyılın ortalarında, Denizli’nin Türkler tarafından fethi sırasında şehit düşen ve “Hüsamettin dede” diye tanınan komutana aittir. Fakat yapısı daha geç tarihli ve muhtemelen Osmanlıların ilk devrelerine ait olmalıdır. Şimdiki görünüşü ile 16. Yüzyıl Osmanlı Türbelerine benzemektedir.




Plân: Türbenin plânı karedir. Kare gövde üzerinde kubbeye geçişi küçük sekizgen kasnak sağlar. Küçük çapta(8x8 m) olan türbenin giriş cephesinde kapının iki yanında birer penceresi vardır. Yan cephelerde altta ve üstte birer pencere vardır.

Türbe: Türbenin giriş cephesinde bir portali mevcuttur. Küçük ve sade dikdörtgen portal esas gövdeden biraz(34 cm) çıkıntı yapar. Silmeli düz bordürlerden sonra sivri kemer etrafı çevirir. Sivri kemer yayı içinde birkaç sıra bordürden düz bir mermer levha görülmektedir. Burada eski orijinal yapısında bir kitabesi olduğu sanılmaktadır. Fakat bu gün yapının kitabesi kaybolmuştur.

Portal sivri kemerin üst kısmında sağda be solda iki adet rozet göze çarpmaktadır. Aynı şekilde iki rozette kapının basık yay şeklindeki kemerinin üst kısmında görülmektedir.

Giriş portalinin üstünde iki yanda birer konsol taşı görülüyor. Düz ve mermerden yapılan bu konsol taşlarının görevinin ne olduğu bilinmiyor. Esasen sonradan tamirata uğramış olan yapıda bunların süs unsuru olarak kullanıldığı tahmin edilebilir. Fakat bu tamirat sonrasında orijinal yapıya sadık kalındığı görülüyor.

Giriş cephesindeki pencerelerin kemerleri yuvarlak kemerdir. Pencere alınlığı düz mermer ve herhangi bir süs unsuru yoktur. Her iki pencere dikdörtgen şeklindedir.

Türbenin iki yan cephesinde de biri üstte diğeri altta olmak üzere ikişer pencere bulunmaktadır. Her iki pencere de sivri kemerlidir. Alttaki pencerelerin söveleri mermerdir. Pencerelerin sivri kemerlerinde iki renkli taş kullanılmıştır.

Türbenin giriş ve yan cephelerinde hareketliliği sağlayan bu mimari elamanlara karşılık kıble cephesi tamamen boş ve sadedir. Hareketlilik yer yer koyu ve açık renkli taşlarla sağlanmak istenmiştir.

Yapının kare gövdesinden kubbeye geçişi sekizgen bir kasnak sağlamaktadır. Kasnağın sekizgenin esas yan duvarlarına isabet eden kenarlarında bu duvarların devamı şeklinde yapılmıştır. Yapının basık bir kubbesi mevcuttur.

Türbenin içinde hiçbir süsleme izi yoktur. Kare gövdeden sekizgen kasnağa geçişte pandantifler yer alır. Pandantifler düz ve sıvalıdır. Türbenin için yerden kilit noktasına kadar sıvalıdır. Sıvanın son tamirat esnasında yapıldığı sanılmaktadır. İçinde ayrıca üç mezar sandukası daha bulunmaktadır.

Yapı tekniği: türbe kesme blok taşlarla örülmüştür. Yer yer iki renkli muntazam kesme taşlar kullanılmıştır. Portalde, pencere söve ve alınlıklarında mermer kullanılmıştır.

Ziyaret yeri olarak: Türbe ile ilgili konuştuğumuz kişilerin anlattıklarına göre türbe bir inanışa sahne olmaktadır.

Buraya çocuğu olmayan kadınlar gelerek gerek gerek adak adayarak gerek Hüsamettin dedenin mezar sandukasına bir hediye koyarak çocuğu olması için dua ederler.

Bu inanış çevrede çok yaygın olmalı ki erkek isimlerinde Hüsamettin adına çok rastlanmaktadır.




HÜSAMMETTİN DEDE

1210 yılında türk egemenliğine geçen Denizli bölgesinde birçok fetih kahramanı gaziler şehit düşmüştür. Fetihler sırasında buraya gelen Hüsamettin Gazi Bey Beşparmak dağının etekleriyle Baklan ovasını sarmış ve Menderes Havzasını düşmandan temizleniştir. Hüsamettin Dede Anadolu’nun Türklerin hâkimiyetine girmesini sağlayan Miryakefelon (1176) savaşına katılmış ve bu savaşta yaralanmıştır. Bizanslılarla çarpışırken 152 yılında sonradan yanına görevlendirilmiş üç kader arkadaşı ile (Osman Bey, İsa bey ve Mahmut Gazi Bey) ile beraber şehit olmuştur. Türbenin yapımı ile ilgili resmi bir kayda rastlanmamıştır, inşasında kullanılan malzemeler ve işçiliği 15. Yüzyılı işaret ettiği söylenmektedir. Türbe halen ziyarete açıktır.